Proleter Palas'ın sahibi Ali sobelemiş beni. Aynı hissiyatı paylaşıyorum kendisiyle; şiir değil düz yazı insanıyım ben...
Beni anlatmaya en yakın dizeler -bildiğim kadarıyla- şunlar:
"Öğrenemedim gitti,
Öğrenemedim gidecek.
Acaba oyunlar mı yalan,
Oyunlar mı gerçek."
Özdemir Asaf - Oyun
Kendini anlatan birkaç dizeyi Doli'nin yazmasını istiyorum. Bir de Tavşan'ın...
mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25.10.07
10.10.07
Önüm arkam sağım solum...
(Bak kaç gün oldu sobeleneli, hala yazmamışın bir şey. Ne ayıp! Feysbuku icat edenin de bacaklarını kırıcam! Link vermeyi de unutmuş salak ya... Hadi hadi sobelenmenin gereğini yap da sonra-yazmayı unutmadıysan- Bregovic konserinden bahset.)
Efen'im en yakınımdaki kitap Nurdan Gürbilek- Ev Ödevi. 110 sayfadan müteşekkil olduğundan yanındaki kitaba geçiyoruz. O da Nurdan Gürbilek. Kör Ayna, Kayıp Şark. Açtık 187. sayfayı. Aha valla billa Oğuz Atay'dan bahsediyo. Yaşşasın!
"Saflık kadar safdillik, çocuksuluk kadar oyuna gelmişlik de içeren bu çelişik durumdan yine oynayarak, her iki anlamda oyuna başvurarak çıkmayı dener Atay."
Merak ettiniz di mi ne bu çelişik durum diye? Alın okuyun efen'im...
Laia, Deniz ve İlber yazsınlar en yakınlarındaki kitabın 187. sayfasındaki ilk cümleyi...
Efen'im en yakınımdaki kitap Nurdan Gürbilek- Ev Ödevi. 110 sayfadan müteşekkil olduğundan yanındaki kitaba geçiyoruz. O da Nurdan Gürbilek. Kör Ayna, Kayıp Şark. Açtık 187. sayfayı. Aha valla billa Oğuz Atay'dan bahsediyo. Yaşşasın!
"Saflık kadar safdillik, çocuksuluk kadar oyuna gelmişlik de içeren bu çelişik durumdan yine oynayarak, her iki anlamda oyuna başvurarak çıkmayı dener Atay."
Merak ettiniz di mi ne bu çelişik durum diye? Alın okuyun efen'im...
Laia, Deniz ve İlber yazsınlar en yakınlarındaki kitabın 187. sayfasındaki ilk cümleyi...
3.3.06
Sobelend-i-k... Besmele çekip başlıyorum dörtlemeye:
(İçimden çektim ne var!)
Dört iş:
- Öğrenciyken iki hafta kadar kitap pazarladım. Titan zinciri gibi bi' şeydi. Her gün motivasyon toplantıları falan... Arkama bakmadan uzaklaştım.
- Yine öğrenciyken internet kafeler ilk açıldığında bir tanesinde çalıştım. Bir ay süreyle... Ergen çocuklar gözümün önünde porno sitelerde gezmeye başlayınca oradan da kaçtım.
- Stajyer avukatlık yaptım sonra. Stajyerken.(Tamam hile yaptım.)
- Kaçınılmaz sonuç: Avukat oldum sonra. Halihazırda avukatçılık oynamakla iştigal ediyorum.
Defalarca izleyebileceğim dört film/dizi:
Defalarca izlediklerimden;
- Baba 1 ve 2
- Yüzüklerin Efendisi üçlemesi
- Before Sunrise ve Before Sunset
- Duvara Karşı
ilk aklıma gelenler.
Defalarca izleyebileceğim dizi yok benim...
Yaşadığım dört yer:
Ankara'da yaşıyorum. Öncesinde nerde yaşadığımı söylemeyi tercih etmiyorum.(Nasıl da coolum ayağı)
İzlediğim dört tv programı:
- CSI:Miami vardı ve fakat bitti.
- Desperate Housewifes. Malum ev kadınıyım ben de artık...
- The OC vardı sanırım o da bitti.
- Arada haberlere bakıyorum ama katlanamıyorum pek.
Tatil için gittiğim dört yer:
- Batı karadeniz
- Bodrum
- Çeşme
- Ayvalık
En çok Antalya civarına gittim aslında ama pek sevmiyorum oraları o yüzden ilk dörde yazmadım. Neden en çok oraya gittiğimi bilmiyorum. Düşündükçe içim daralıyor ama salak gibi iki senede bir gidiyorum. İki sene geçince unutuyorum herhalde sevmediğimi.
En sevdiğim dört yemek:
- Bilumum kebaplar
- Denizden çıkan bilumum mahlukat
- Bilumum patates yemekleri ya da yok yok mantıyı daha çok seviyorum
- Tabii ki makarna
Ayıyım bu ara, günde sadece iki saat tokluk hissini yaşıyorum kalan yirmi iki saat açım. O yüzden pek seçici olamıyorum...
Şimdi olmak istediğim dört yer:
- Battaniyenin altı
- Yorganın altı
- Yatağım
- Televizyonun karşısındaki koltuğum
Evet, deli gibi yiyip malak gibi yatmak istiyorum ayıp mı?
Ç.yi sobeliyorum ben, sobelenmek ister diye düşündüm...
(İçimden çektim ne var!)
Dört iş:
- Öğrenciyken iki hafta kadar kitap pazarladım. Titan zinciri gibi bi' şeydi. Her gün motivasyon toplantıları falan... Arkama bakmadan uzaklaştım.
- Yine öğrenciyken internet kafeler ilk açıldığında bir tanesinde çalıştım. Bir ay süreyle... Ergen çocuklar gözümün önünde porno sitelerde gezmeye başlayınca oradan da kaçtım.
- Stajyer avukatlık yaptım sonra. Stajyerken.(Tamam hile yaptım.)
- Kaçınılmaz sonuç: Avukat oldum sonra. Halihazırda avukatçılık oynamakla iştigal ediyorum.
Defalarca izleyebileceğim dört film/dizi:
Defalarca izlediklerimden;
- Baba 1 ve 2
- Yüzüklerin Efendisi üçlemesi
- Before Sunrise ve Before Sunset
- Duvara Karşı
ilk aklıma gelenler.
Defalarca izleyebileceğim dizi yok benim...
Yaşadığım dört yer:
Ankara'da yaşıyorum. Öncesinde nerde yaşadığımı söylemeyi tercih etmiyorum.(Nasıl da coolum ayağı)
İzlediğim dört tv programı:
- CSI:Miami vardı ve fakat bitti.
- Desperate Housewifes. Malum ev kadınıyım ben de artık...
- The OC vardı sanırım o da bitti.
- Arada haberlere bakıyorum ama katlanamıyorum pek.
Tatil için gittiğim dört yer:
- Batı karadeniz
- Bodrum
- Çeşme
- Ayvalık
En çok Antalya civarına gittim aslında ama pek sevmiyorum oraları o yüzden ilk dörde yazmadım. Neden en çok oraya gittiğimi bilmiyorum. Düşündükçe içim daralıyor ama salak gibi iki senede bir gidiyorum. İki sene geçince unutuyorum herhalde sevmediğimi.
En sevdiğim dört yemek:
- Bilumum kebaplar
- Denizden çıkan bilumum mahlukat
- Bilumum patates yemekleri ya da yok yok mantıyı daha çok seviyorum
- Tabii ki makarna
Ayıyım bu ara, günde sadece iki saat tokluk hissini yaşıyorum kalan yirmi iki saat açım. O yüzden pek seçici olamıyorum...
Şimdi olmak istediğim dört yer:
- Battaniyenin altı
- Yorganın altı
- Yatağım
- Televizyonun karşısındaki koltuğum
Evet, deli gibi yiyip malak gibi yatmak istiyorum ayıp mı?
Ç.yi sobeliyorum ben, sobelenmek ister diye düşündüm...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)