Efenim bir arkadaşımla dertleşiyorduk, babamın beni alkolik zannetiğini ve bu yüzden çok içmeme izin vermediğini söyledim. Aldığım cevap; "sen alkoliksin" oldu! Sonra en son ne zaman içtiğimi ve ondan önce ne zaman içtiğimi sordu. Ben de dışarda olduğum için dün akşam ve ondan önceki üç akşam içtiğimi söyledim. Ama ondan önce de iki hafta içmediğimi dile getirdim... Arkadaşım bu noktada takdiri kamuoyuna bırakmışken ben bununla yetinmedim, kendisine açıklama yapmaya devam ettim. Dedim ki... Yalnız içmem, gündüz içmem, dertten içmem... Alkolik değilim yani... O da her alkoliğin alkolik olduğunu reddettiğini söyledi. Ben de "inkar ettiğim için alkolik mi oldum yani?" dedim... Evet, "inkar" dedim! Böyle bir sıçış arkadaşımın kafasına alkolik olduğum fikrinin yerleşmesine neden oldu.
Sevgili kamuoyu, böyle mal olduğum, depresif olduğum bir günde bir tek sözcükten -ve dört gün üst üste içmemden- yola çıkarak alkolik olduğuma karar verilebilir mi? Elinizi vicdanınıza koyun ve söyleyin...
10 yorum:
Elimi vicdanıma koyacaktım ama tam yerini kestiremediğimden dizime koydum okurken. Söylüyorum... Evet, sen alkoliksin. :D
"Ben sosyal içiyim" ayağına yatma, yok öyle bişi.
var be!
kamuoyunun bir ögesi olarak yorumum şu:
arkadaşın alkolik,yansıtma yapmış.
yok alkolik değilsin. iki hafta içmemişsin işte daha ne. üstelik içmeden çekilir mi bu hayat ha? hem de içelim güzelleşelim demişler atalarımız.
ilber, sugibi sağolun:) içmeyi seven insanları alkolik olmakla suçlayan zihniyeti kınıyorum! eli öpülesi bir türk büyüğünün sözünü burda hatırlatmak isterim: alemci hareket engellenemez!:D
Bir teoriye gore onemli olan miktar degil duzenli araliklarla icmekmis, bunu da bir yildan uzun suren bir rutin haline getirmekmis efendim. Yani sen ayda bir de iciyor olabilirsin, 35 yildir her ayin ikinci cumasi meyhaneye gidiyorum arkadaslarla diyorsan da alkoliksin yani.
Ben bu teoriye nah ve yuh diyorum. Yillardir haftasonlarini icerek ve icki baglantili hareketlerle gecirerek (raki icmek icin baska bir sehre gitmek olsun, bira icmeye baska ulkeye gitmek olsun, raki masasi kurmak, kaldirmak vs) yasadigim halde degilim ben alkolik.
Benim buradaki kriterim icmeden hayatini gecirememektir. Ben yataktan kalkip ise gelebiliyorsam, butun gun -hatta butun hafta- calisabiliyorsam, bunu yaparken ickiye ihtiyac duymuyorsam, ya da icki icecegim hayaliyle yasamiyorsam (simdi bi bira guzel giderdi diye icinden gecirmek sayilmaz ama:)) alkolik degilimdir.
Ha son bir yildaki bu alkol rejimi bana nereden bakarsan bes kilo kazandirdi ama ne yapayim, bu allahin ovasinda cok da eglence yok.
Sen de rahat ol bence. Hayatini surdurdugun surece sorun yok. Icmeyen insanlarin yaninda goze batma durumu seninki sadece.
özellikle "nah ve yuh" kısmına katılıyorum:)
aslında bana bok atan arkadaşlarım da içerler, hiç yalnız içmiyorum ki ben... içtiğim için değil içmeyi sevdiğimi dile getirdiğim için göze batıyor olabilirim.
bir de alkoliklerin tipik bir sorunu vardir; gavurlar blackout diyor buna biz de 'film koptu' diyoruz ya o iste. ictikten sonraki sabah farkina varilan hafiza bosluklari artik rutin hale geldiyse ortada bir sorun var demektir bu birincisi. ikincisi de alkolikler cok hizli (hatta neredeyse bir kadehle) sarhos olurlar, sarhosluk duzeyleri degisebilir ama hareketlerinde ani degisme gorulur ilk kadehle birlikte.
hemen bir alkoliklik okumasi onereyim: lawrence block isimli yazarin matthew scudder polisiyelerini edininiz. alkoliklik, alkoliklikten kurtulmaya karar verme, uygulama ve alkoliklikten kurtulma sonrasi hallerini incelemenin cok guzel bir yoludur bu seri. oglak yayinlarinin kendi yerinden (fransiz konsoloslugunun dibindeki sokakta, cumhuruiyet kitap klubunun karsisinda) alirsaniz %40 gibi bir indirim de yapiyorlar.
Şu an canım öyle bi bira çekti ki, şarap da olur. Aslında rakı da versen yok demem. Havuç suyu sıkıp cine mi bandırmalı yoksa? Tanrım... yoksa... yoksa ben...
Yaaa...
Yorum Gönder